Aldığımız her nefes, hareket ettirdiğimiz her kas, yediğimiz her yiyecek elektrik aktivitesi içerir. Aynı şekilde anılar, duygular, düşünceler, küçük elektrik dürtüleri kalıplarına kodlanır. Bedenimizdeki her hücremiz elektrik üretir ve yayar. Bu nedenle insan vücudunu enerji ve ışık üreten bir kaynak gibi düşünebiliriz. Enerjimiz sağlığımızı, ailemizi, etrafımızdaki insanları, yaşadıklarımızı, bereketimizi ve şansımızı etkiler. Bu durumu daha açık ifade etmem gerekirse; bazen bir kişi ile tanışırsınız ve sanki yıllardır tanıyormuş gibi samimi olursunuz, bazen de tanıştığınız kişi hiçbir şey yapmamasına rağmen sizi öylesine rahatsız eder ki arkanıza bakmadan dönüp gidesiniz gelir. Bu iki durumda da sizi o kişinin enerjisi etkiler. Enerjiniz uyum içinde olanla mutlu, diğeriyle mutsuz olursunuz. Bunun bilimsel açıklaması Rezonans yasasıdır. Benzer frekanslarda bulunan enerjiler birbirlerine doğru çekilirler. Dolayısıyla etrafınıza çektiğiniz kişiler de enerjinize göre değişir. Enerjiniz düştükçe fiziksel, duygusal ve ruhsal rahatsızlıklarınız artar. İlişkilerde sıkıntılar başlar. Bununla beraber bolluk ve bereket de azalır. Bolluk ve bereket deyince aklınıza sadece para ile ilgili konular gelmesin. Bolluk ve berekete sahip olmak, hayatınızdaki her şeyin yeterli derecede var olması demektir. Ne kadar paranız ya da mal varlığınız olursa olsun, bolluk ve bereket içinde bir hayattan bahsedebilmemiz için sahip olmamız gereken başka şeyler de vardır. Sanırım bu salgın döneminde bu şeylerin aslında bizler için ne kadar da önemli olduğu bilgisiyle yüzleşiyoruz. Bir kere öncelikle sağlıklı olmalısınız. Hayatınızda bolluk ve bereketten bahsetmek için olmazsa olmaz bir koşul bu. İhtiyaçlarınızı ve isteklerinizi karşılayacak kadar paranız olmalı. Bunları gerçekleştirecek zamana ve ortama sahip olmalısınız. İsteklerinizi gerçekleştirecek enerji ve canlılığa da sahip olmalısınız. Hayatınız sizi manevi olarak da tatmin etmeli. Yastığa başınızı koyduğunuzda huzur içinde uyuyabilmelisiniz. Yaşam amacınızı belirlemek için ve imkanlarınızı doğru kullanabilmek için yeterli bilgiye sahip olmalısınız. Sevdiğiniz ve sevildiğiniz insanlarla, ailenizle tüm bu zenginliğinizi paylaşmak için hayatınızın doğal bir akışı olmalı. Tüm bunlar bolluk ve bereketin hayatınızdaki yansımalarıdır. Bilincimizde, bilinçaltımızda, enerji bedenimizde, çakralarımızda, tüm hücrelerimizde ve DNA’mızda bulunan kıtlıkla ilgili tüm hatalı kodlamaları, yokluk bilincini, olumsuz inançları ve düşünce sistemlerini iptal edip, bunların yerine bolluk ve bereket bilincinin yer almasını seçmeliyiz. Sahip olduğumuz şeyden daha fazlasını istiyorsak önce elimizde olanlar için şükretmeliyiz. Şükretmek, bolluk ve bereket içinde bir yaşamın en önemli anahtarlarından biridir. Sahip olduğunuz şeylerin bereketinin artmasını istiyorsanız size bir önerim var. Bir şükür listesi hazırlayın. Hayatınızda var olan iyi ve güzel şeyler için tek tek şükredin. Eminim biraz düşünerek uzunca bir liste hazırlayacaksınız. Sahip olduğum her şey için şükrediyor ve daha fazla şükredebileceğim şeye sahip olmayı seçiyorum