Herkes bir şekilde mutlu olmanın formülünü arıyor. Bu durumda kendimize sormamız gereken en önemli soru, “Ne zaman enerjimizi düşük hissediyoruz?” olmalı sanırım. Bildiğiniz gibi evrendeki her şey enerjiden oluşmaktadır. Yaşadığımız olaylar, iletişim halinde olduğumuz kişiler, bilinçaltında oluşturduğumuz kayıtlar, geleceğe dair hayallerimiz, düşüncelerimiz ve bunlar gibi aklımıza gelen her şey enerjidir. Biz bir enerji denizinde yaşıyoruz da diyebiliriz. Vücudumuzda da tüm bunları algılayan ve bir tür kapı görevini yapan enerji merkezleri vardır. Bu enerji merkezleri (diğer adı ile çakra), yediğimiz yemekte aldığımız tattan tutun da, yaşadığımız hayatta aldığımız hazza kadar her konuda etkilidir. Çakraların sorunsuz çalışması, kendimizi mutlu hissetmemizde kilit rol oynuyor diyebiliriz. Günümüz teknolojisi ile çakralarımızın ve enerji alanımızın görüntülenmesi de mümkün.
Enerjimizin yükselmesi, enerji merkezlerimizin aktif ve düzenli çalışabilmeleri için öncelikle enerji alanımızın farkına varmamız gerekli. Bu farkındalık için ise birçok yol ve yöntem mevcut. Bu yöntemler aslında, aynı şu an kullandığımız teknolojik aletlerdeki programlar gibi, güncellemesi olmadan kullanılmayan, programlar gibidirler. Var oluşta bildiğimiz, ama sonradan unuttuğumuz, güncellenmeyi bekleyen kadim bilgiler… İnsanın kendi enerjisi ile kendisini şifalandırmasını sağlayan bu yöntemler; Usui reiki, Kundalini reiki, Pırlanta reiki, Kristal reiki, DNA reiki, Doğum travması reiki, Access Bars, Ra sheeba, Bioenerji, EFT(duygusal özgürleşme tekniği), meditasyon ve yoga gibi mutluluğunuzu ve farkındalığınızı arttıracak, enerjinizi yükseltecek yöntemleri deneyimleyebilirsiniz.
İçimizde ne yaşıyorsak, dışarıda da göreceğimiz o olur. Mutluluk içimizde başlar ve bu farkındalığı başlatacak olan da bizleriz. Özümüzdeki sevgi ile buluşmamız dileği ile…